DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Livio Manzini: Türkiye’nin bir ateş çemberi içerisinde bir barış vahası olduğunu söyleyebiliriz.

Geleneksel olarak düzenlemekte olan ‘Ekonomik Forum’ bu yıl “Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılına Girerken İkili Ticari İlişkilerde Fırsatlar ve Riskler” başlığı ile gerçekleştirildi. İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenen foruma İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği Başkanı Livio Manzini, İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giorgio Marrapodi, ile birlikte çok sayıda iş insanı katılım gösterdi.

Yayınlanma Tarihi :
Livio Manzini: Türkiye’nin bir ateş çemberi içerisinde bir barış vahası olduğunu söyleyebiliriz.

Geleneksel olarak düzenlemekte olan ‘Ekonomik Forum’ bu yıl “Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılına Girerken İkili Ticari İlişkilerde Fırsatlar ve Riskler” başlığı ile gerçekleştirildi. İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenen foruma İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği Başkanı Livio Manzini, İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giorgio Marrapodi, ile birlikte çok sayıda iş insanı katılım gösterdi.

2025 Yılı İçin Konulan Türkiye İtalya İkili Ticaret Hedefi 30 Milyar Dolar

Forumda, açılış konuşmasını gerçekleştiren Manzini 700’den fazla üye yapısıyla ikili ticaretin ve yatırım akışının artması ve daha yaygın hale gelmesi için çalıştıklarını ifade ederek, Türkiye ve İtalya arasında ikili ticarette geçen yıl 26,4 milyar dolarla rekor kırıldığını belirtti. Aynı zamanda, söz konusu rakamın bu yıl eylül ayı itibarıyla 20 milyar dolara ulaştığını söyledi. Manzini, “2025 yılı için koyduğumuz hedef olan 30 milyar doları yakalayacağımız ve belki daha fazlası olacağı gözüküyor.” dedi.

İklim Değişikliği ve Mevcut Savaşlar Ticaret Bölgesinde Bulunan Ülkelerin Ekonomilerini Etkiledi

Livio Manzini, Türkiye ve İtalya arasındaki ticari ilişkilerin katlanarak arttığını ve son zamanlarda ikili ticaretin ötesine geçerek karşılıklı sermaye yatırımlarının hızla artmasını memnuniyetle gözlemlediklerini belirtti. Geçen sene patlak veren Rusya-Ukrayna savaşına Hamas-İsrail savaşının da eklendiğini söyleyen Manzini, “Bu gelişmelere iklim değişikliğinin getirdiği zorlukları da eklersek bölgede bulunan ülkelerin ekonomileri ciddi bir şekilde etkilenmektedir. Bu bakımdan Türkiye’nin bir ateş çemberi içerisinde bir barış vahası olduğunu söyleyebiliriz. Bu tip durumlar önemli riskler içerdiği gibi yeni fırsatlar da yaratabilir.” şeklinde konuştu.

Manzini : İki ülke arasında dengeli bir ticaret hacmi var.

Ticaret trendinin atarak devam ettiğinin altını çizen Manzini, “İki ülke arasında dengeli bir ticaret hacmi var. Kabaca yüzde 50 ithalat, yüzde 50 ihracat şeklinde diyebiliriz. Bu da iki ülke arasındaki tedarik zincirlerinin birbirlerine ne kadar entegre olduklarını, iki ülkenin ilişkisinin yüzeysel olmadığını ve ne kadar derin olduğunu göstermektedir. ” ifadelerini kullandı.

Manzini aynı zamanda “Birçok İtalyan şirketi Türkiye’de yatırım yaptığı gibi, birçok Türk şirketi de İtalya’da yatırım yaptı. Otomotiv, makine, gıda, tekstil, kimya, ilaç gibi bütün sektörlerde önemli bir ticari ilişki var. İlişkiler bir tek sektöre dayalı değil, hiçbir sektör bariz bir şekilde ön planda değil. Bu yelpazenin bu kadar geniş olması ilişkinin sağlamlığını da gösteriyor. Dolayısıyla ilişki hem iyi hem büyüme trendinde hem de bu büyümenin önümüzdeki senelerde de devam edeceğini öngörüyoruz.” dedi.

“Türkiye artık sermaye ihraç eden bir ülke oldu.”

İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği Başkanı Livio Manzini, konuşmasının devamında şöyle devam etti: Türkiye’nin gelecekteki hedeflerine ulaşabilmesi için Avrupa Birliği ile yapılan anlaşmanın modernize edilmesinin önem derecesine parmak basan Manzini, konuşmasında şunları söyledi: “2025 yılında 30 milyar dolar hedefe gelinebilir. Türkiye artık sermaye ihraç eden bir ülke oldu. İkili ticaretin içinde sırf artık ticaret değil yatırım da bulunuyor. Gelecekte ise ülkemize iki tane hedef koymamız lazım.

Ticaret hacmi ve yatırım hacmi. Mutlaka gelecekteki hedeflerde yatırım hedefinin ticari hedef kadar önemli olacağını düşünüyorum. İtalya ne de olsa AB üyesidir, bütün bu ilişkilerin sağlıklı devam edebilmesi için Türkiye ve Avrupa Birliği arasında ticaretin dayandığı anlaşmanın modernize edilmesi lazım. Şu anda bütün ticaretimiz 30 sene öncesinde imzalanan bir Gümrük Birliği Anlaşması’na dayalı. 30 sene önce takdir edersiniz ki; ne internet vardı ne cep telefonu vardı.

Mevcut anlaşma sırf sanayi ürünlerini kapsıyor. O dönem tarım yoktu, hizmetler yoktu. Birçok eksik sektör var ve geçici bir anlaşma olarak düşünülmüştü. O bakımdan bu anlaşma artık güncelliğini yitirdi. Halen kullanıyoruz, bu anlaşmayla ticaret de yapıyoruz. AB de ilk ticaret ortağımızdır evet ama bunun artık modernize edilmesi, güncellenmesi gerekiyor. İki taraf için kazan-kazan olabilecek bir ticaret anlaşması, gümrük birliği modeli gerekli. Artık bunun siyasi kararlarının alınması ve müzakerelere bir an evvel başlanması lazım gerekiyor.”

İtalya Türkiye’nin AB Üyeliğini Destekliyor

Avrupa Birliği’nin kurucu üyeleri arasında bulunan İtalya’nın, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecini güçlü ve görünür şekilde desteklediğini söyleyen Manzini, “Türkiye’nin AB üyelik süreci çıpası ve Gümrük Birliği Anlaşması bu bakımdan son derece önemli ve pozitif bir etki yaratmaktadır. Aynı zamanda Gümrük Birliği Anlaşması’nın modernizasyonun gereksinimi hem İtalya hem de derneğimiz tarafından Brüksel’deki yetkililer nezdinde aktif bir şekilde desteklenmektedir. Fransa, Hollanda, Almanya, Belçika, İsviçre, İngiltere gibi Türkiye’de faaliyette bulunan diğer resmi ikili odalarla birlikte sırf bu konuya odaklanacak ‘European Turkish Trade and Investment Council’ adı altında Brüksel merkezli ayrı bir derneği geçen ay kurduğumuzu burada sizlerle memnuniyetle paylaşmak isterim.” şeklinde konuştu.

Dünya genelinde, İtalya dışında faaliyet gösteren İtalya Ekonomi Bakanlığı’nca tanınan ve desteklenen 63 ülkede 86 İtalyan Ticaret Odası’nın mevcut olduğunun bilgisini katılımcılara aktaran Manzini, “Geçtiğimiz sene gerçekleşen seçimler sonucunda Avrupa ve Akdeniz Bölge Temsilciliği görevi de üstlenmiş olduğumdan hem ticari alanda üyelerimiz için daha fazla fırsatların yaratılması hem de sesimizin AB nezdinde daha fazla duyulmasını sağlayacağımı düşünmekteyim.” dedi.

Marrapodi: Türkiye ile stratejik bir ortak olduğumuzu düşünüyorum.

Ekonomik Forum’da konuşma gerçekleştiren İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giorgio Marrapodi ise Türkiye ve İtalya devletleri arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin ilerleyen yıllarda da güçlenmeye devam edeceğini belirtti. Marrapodi, “Türkiye ile stratejik bir ortak olduğumuzu düşünüyorum. Geçen yıl gümrükler arası gerçekleştirilen zirvede iki ülke arasındaki ticari hacmin 30 milyar dolara ulaşması hedeflendi. İtalya ve Türkiye girişimcilerinin, şirketleri arasında da ciddi bir büyüme odaklı potansiyel olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.

Türkiye’de operasyonlarını sürdüren İtalyan şirketlerin her zaman bu pazara çok büyük ilgi gösterdiklerini ve tarihsel olarak da Türkiye’deki varlıklarını sürdürdüklerini belirten Marrapodi, 2020 yılında yatırımın güçlü bir sınıra ulaştığını ve iki ülke ekonomileri arasında bağlantıların geliştiğinin bilgisini verdi.

“İki ülke arasındaki iş ilişkilerinin daha fazla güçlenmesi masaya yatırılmalı.”

Üst düzey teknoloji, enerji, sürdürülebilir enerji ve alt yapı geliştirme alanlarında iki ülke arasındaki ortaklığın derecesini artıracak yeni stratejilerin gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Marrapodi, şunların kaydetti: “İtalya ve Türkiye şirketleri, ortak yatırım projelerinde üçüncü taraf ülkelerde neler yapılabileceğine ilişkin vizyon geliştirmek adına bir araya gelmeliler. Küresel ekonomideki dinamikler doğrultusunda ve pandemi sonrasındaki dönemin gerçeklikleri bağlamında, iki ülke arasındaki iş ilişkilerinin daha fazla güçlenmesi masaya yatırılmalı.

Pandeminin devam eden etkileri, Ukrayna-Rusya savaşı ve Orta Doğu’daki gerilimler, gıda ve enerji dikkate alınılması gereken önemli gerçeklikler. Dünyadaki dengesizlikler ve dalgalanmalar Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve devam eden savaşlar enerji fiyatlarının yükselmesine neden olmakta ve başka zorlukları ortaya çıkarmakta. Bu zorlukların küresel ekonominin büyümesi, ekonominin stabilitesi ve enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerinin devam edeceğini görebiliyoruz. Bu olumsuzluklar içinde fırsatların da olduğunu hatırlamalıyız ve dolayısıyla var olan bağlarımızı güçlendirmeye devam ederken iki ülke arasında yeni ekonomik zirvelere ulaşmayı da hedeflemeliyiz.”

“Türkiye’nin yakın bölgenin tüm kimya sektörü ihtiyacını karşılayacak kapasitesi var. “

Türkiye’nin içinde bulunduğu dış ticaret açığının en büyük ikinci kalemi olan kimya sektöründe 25 milyar dolarlık bir dış ticaret açığı olduğunu belirten İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği Genel Sekreteri Fatih Ayçin ise konuşmasında “Bunun kapatılması için var olan yatırımların üstüne yeni yatırımlarla kimya sektörünün belirlenecek bir liman çevresinde bir araya gelmesi ile Türkiye’nin yakın bölgenin tüm kimya sektörü ihtiyacını karşılayacak kapasitesi var. Bu proje yıllardan beri dile getirilmekte ancak somut bir sonuç alınamamaktadır.” dedi. Ayçin, bu konuda Türk yetkililerin, bakanlığın harekete geçerek bir an önce Türkiye’nin dış ticaret açığının kapatılmasına yönelik bu projenin hayata geçirilmesi konusunda destek verilmesinin önemini ifade etti.

YORUM YAP